24 Ağustos 2009 Pazartesi

Ateş ve Suyun Aşkı


Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına.

Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,yüreğindeki duruluğa demiş ki suya:Gel sevdalım ol,hayatıma anlam veren mucizem ol...


Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş;Yüreğim sana armağan...

Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...


Zamanla su, buhar olmaya,ateş, kül olmaya başlamış.Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...

Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...

Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu


Bir gün gelmiş, suya varmış yolu

Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.

Ve o an anlamış;aşkın bazen gitmek olduğunu.Ama gitmenin yitirmek olmadığını....


Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.İşte o zamandan beridir ki:Ateş sudan,su ateşten kaçar olmuş..


Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...

23 Ağustos 2009 Pazar





River flows in you....

20 Ağustos 2009 Perşembe

hiiiiii.......xD

son 7 gün..=)) geliyorr artık =))))

happinesss...

16 Ağustos 2009 Pazar

OLASILIKSIZzz..


"Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz"


Kitabın arkasında yazan bu cümle o kdr doğru ki, kitabı elimden bırakamadım, acaba bi sonraki sayfada n'olucak diye..

Toplu bilinçaltı, olasılıklar, determinizm, laplace şeytanı, olasılık teorisi, quantum fiziği....hepsi bir arada..

O kurgu zaten başlı başına ayrı bişey...birbirinden bağımsız, birbiriyle alakası olmayan insanların hayatlarının kesişmesi..
Tüm olaylarda "aaaa..."" diyosunuz ama beni en çok etkileyen "vay be adama bak!!!" dedirten kuşlu bölüm =)
Trenden raylara cips döküyor Caine..""Dev metal canavar uzaklaşırken, siyah gri bir güvercin karanlık gökyüzünden yere yaklaştı. Yerde duran cipsleri gagalamaya başladı. Sürünün geri kalanı gelmeden karnını doyurması gerekiyordu. Birden bir ses duydu ve beş tüylü hayvanın ona doğru geldiğini gördü. Hiç tereddüt etmeden havalandı. Başının üstündeki dev metal kuşu gördüğünde iş işten geçmişti."" veee kuş helikopterin pervanelerine çarpıyor...=)))ardından helikopter başka bi yere inmek zorunda kalıyor ve o sırada Caine ve Nava ellerinden kaçıyor o an için filan filn=)))
dan brown'ın kitaplarındaki kurguya da benziyor, adam fawer'ın kurgusu, onun ki kadar karmaşık...
çok güzel ya..kesnlikle okunmalı bence=)...
...şimdi de EMPATİ...

11 Ağustos 2009 Salı

""""Bu, bir roman değil, Christiane'nin kelimesi kelimesine gerçek, yaşanmış tüyler ürpertici öyküsü... Bu kitabı oluşturan anılarını anlattığında Christiane 16 yaşındaydı. 12 yaşında esrara, 13 yaşında eroine başlamıştı. Müptela oldu. Sabah okula gitti, öğleden sonra kendisi gibi eroinman olan arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yaparak eroin parası kazandı. Annesi, tam 2 yıl, kızının bu ikili yaşantısını fark etmedi. Chirsitiane, kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçme çağında bir eroinman olarak yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatmaya çalıştı bu kitapta. Bugün artık, üzülerek belirtelim, eroin yaygın bir problem haline gelmektedir toplumumuzda. Ama bütün toplumlar için büyük bir tehlike. Christiane'nin öyküsünün çok yakınımızda tekrarlanmaması için bir uyarı saymalıyız onun anlattıklarını. Her gün 13-15 yaşlarında pek çok çocuğun, gencin adlarını gazetelerde AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ... başlığı altında okumamamız için bir uyarı! """"""

yazıyor kitabın arka kapağında..ben geçen hafta okudum bu kitabı..tümüyle gerçek bir hikaye olduğu için sıkılmadan okuyabiliyosunuz..


bu da kadının o günlerdeki ve şimdiki hali...



sıra OLASILIKSIZda =)